Zaman, istikrarlı olanları ödüllendirir.💲💰
#investment #investing #invest
Zaman, istikrarlı olanları ödüllendirir.💲💰
Günaydın🌞☕️ iyi bir hafta
Herhangi bir işlem yapmadan önce şunu unutmayın:
1. Kural—kaybetmeyi göze alamayacağınız şeyi asla riske atmayın.
Pozisyon büyüklüğü ve stop loss (zarar durdurma) belirleme, sermayeyi koruyan asıl unsurlardır.
Onlar olmadan, iyi hisse senedi seçimleri bile büyük kayıplara dönüşebilir.
Önce hayatta kalmak gelir, kazanç sonra gelir.
Giriş yapmadan önce: önce potansiyel kayıp, sonra kar, sonra da ona göre yatırım büyüklüğü belirleyin. Her seferinde bu sırayla.
🔹 Doğru hisseler.
🔹 Doğru zamanlama.
🔹 Küçük kayıplar.
🔹 Büyük karlar.
🔸 Fiyat ve hacim.
🔸 Kutu teorisi.(Darvas)
🔸 Otomatik alım emirleri.
🔸 Zarar durdurma satış emirleri.
▫️ Yükselen trendi takip edin.
▫️ Zarar durdurma emrinizi izleyin.
▫️ Trend devam ettikçe daha fazla alın.
▫️ Trend tersine döndüğünde hızlıca çıkın.
▪️ Korkuyu, umudu ve açgözlülüğü kontrol edin.
▪️ Hisselere aşık olmayın.
▪️ Yükselen hisseleri tutun.
▪️ Düşen hisseleri satın.
Bu korku değil.
Hiçbir şeyi kaçırmıyor.
Bu bir disiplin meselesi.
Nakitte kalmak, sermayenizi korumak, yüksek olasılıklı fırsatları beklemek ve piyasanın kendi yolunu göstermesini beklemek anlamına gelir.
Bazen en iyi trade, hiç trade yapmamaktır.
Önce hayatta kal, sonra büyü.
90-90-90 Kuralı: Piyasada Hayatta Kalma Sınavı
Finansal piyasalara yeni giren çoğu yatırımcı grafik okumayı, indikatörleri ya da formasyonları öğrenmeye odaklanır. Oysa gerçek sınav teknik bilgi değil, disiplin ve risk yönetimidir.
“90-90-90 Kuralı” olarak bilinen ifade şunu söyler:
90-90-90 Kuralı, piyasanın başlangıç testidir: Yatırımcıların %90'ı 90 gün içinde sermayelerinin %90'ını kaybeder; bunun nedeni grafiklere hakim olmamaları değil, disiplin eksikliğidir. İlk 90 günü sıkı risk yönetimi ve duygusal kontrolle atlatırsanız, oyunda kalma hakkını kazanırsınız.
Bu çarpıcı istatistiğin nedeni genellikle bilgi eksikliği değil;
🔹Plansız işlem almak
🔹Aşırı kaldıraç kullanmak
🔹Stop koymamak
🔹Zarar kesememek
🔹FOMO ile hareket etmek
🔹Kârı erken, zararı geç kapatmak
İlk 90 gün, aslında bir hayatta kalma dönemidir. Bu süreçte amaç para kazanmak değil, sermayeyi korumayı öğrenmekti
Yatırımcılığı bilmek "ALTIN" kural
📌 STAN'IN YAPMAMA EMİRLERİ
🔶 Artık ne zaman ve ne almanız gerektiğini bildiğinize göre, işte ne zaman ve ne almamanız gerektiğine dair bir kontrol listesi. Liste kısa olsa da, çok derin bir bilgelik içeriyor. Bunu iyice öğrenir ve gelecekte bu kurallardan hiçbirini ihlal etmemeye özen gösterirseniz, piyasadaki deneyimlerinizin çok daha eğlenceli ve karlı olduğunu göreceksiniz.
🔸 Genel piyasa trendi düşüş yönündeyken alım yapmayın.
🔸 Negatif puan grubundaki hisseleri satın almayın.
🔸 Hisse senedini 30 haftalık hareketli ortalamasının altında almayın.
🔸 30 haftalık hareketli ortalaması düşüşte olan bir hisseyi (hisse senedi hareketli ortalamanın üzerinde olsa bile) satın almayın.
🔸 Bir hisse senedi ne kadar yükseliş trendinde olursa olsun, ideal giriş noktasının çok üzerinde olduğu, yükselişin son aşamasında satın almayın.
🔸 Düşük işlem hacmi özelliklerine sahip bir hisseyi kırılma noktasında satın almayın. Eğer alım-satım emriniz olduğu için aldıysanız, hızlıca satın.
🔸 Göreceli gücü düşük olan bir hisseyi satın almayın.
🔸 Yakın çevresinde yüksek direnç seviyesi bulunan bir hisseyi satın almayın.
🔸 Dip noktayı tahmin etmeyin. Ucuz gibi görünen bir fırsat, çok pahalı bir 4. aşama felaketine dönüşebilir. Bunun yerine, direnç seviyesinin üzerinde gerçekleşen kırılmalarda alım yapın.
"Bir insanın hem pozisyonunda haklı olması hem de sıkı sıkı yerinde oturması çok nadir bir durumdur.”
Jesse Livermore’un bu sözü, ilk bakışta basit gibi görünür. Oysa biraz durup düşündüğümüzde, yatırımcılığın neden bu kadar zor olduğunu tek cümlede anlatır.
Cumartesi sabahı…
Piyasalar kapalı, grafikler sessiz, bildirimler suskun. Aslında tam da öğrenmenin en verimli olduğu zaman. Çünkü bugün mesele kazanç değil, alışkanlıklar.
Haklı Olmak Kolay, Beklemek Zor
Birçok yatırımcı için asıl problem yanlış analiz yapmak değildir.
Aksine, çoğu zaman:
🔹 Trend doğru okunmuştur
🔹 Destek–direnç yerindedir
🔹 Senaryo mantıklıdır
Ama sorun şuradadır:
Zaman.
Fiyat beklediğimiz gibi hareket etmez.
Biraz geri çekilir, yataya bağlar, sabır testine başlar.
Ve işte tam bu noktada yatırımcı, haklı olduğu pozisyonu kendi elleriyle bozar.
Erken kâr alır.
Korkuyla çıkar.
Ya da sıkıldığı için pozisyonu kapatır.
Sonra ne olur?
Piyasa onun çıktığı yerden tam da beklediği gibi hareket eder.
Livermore’un Asıl Öğrettiği Şey
Livermore hiçbir zaman “hep doğru tahmin yapın” demedi.
O şunu söyledi:
Büyük para, doğru düşündüğün pozisyonda kalabildiğinde kazanılır.
Yani mesele zekâ değil.
@TuncSatiroglu Hocamızın hep vurguladığı mesele; sabır, disiplin ve duygularını yönetebilme becerisi.
Birçok Eğitimde de Aynı Tuzak Var
Yatırımcılık eğitimi alan birçok kişi şunu yaşar:
🔸 Stratejiyi öğrenir
🔸 Kuralları anlar
🔸 Sistemi kurar
Ama sonra ilk zorlandığı yerde vazgeçer.
Çünkü sonuç hemen gelmez.
Çünkü öğrenme de tıpkı yatırım gibi zaman ister.
Bilgiye girersin, ama yerinde duramazsan o bilgi seni zenginleştirmez.
Tıpkı doğru pozisyona girip sabredemeyen yatırımcı gibi.
Cumartesi Sabahı Kendimize Sorulması Gereken Soru
Bugün kendimize şunu sormak için iyi bir gün:
Ben yanlış düşündüğüm için mi kaybediyorum,
yoksa doğru düşündüğüm halde yerimde duramadığım için mi?
Çoğu zaman cevap ikincisidir.
Son Söz
Piyasalar pazartesi açılacak.
Yeni fırsatlar, yeni tuzaklar, yeni duygular gelecek.
Ama büyük farkı yaratanlar şunlar olacak:
🔸 Haklı olmayı değil, haklı kaldığında bekleyebilmeyi öğrenenler
🔸 Bilgiyi değil, disiplini inşa edenler
🔸 Hızlı kazancı değil, sürdürülebilir büyümeyi seçenler
Cumartesi sabahı bunu sindirebilen bir yatırımcı,
pazartesi günü piyasaya bir adım önde başlar.
☕📈
Son dönemde piyasalarda, özellikle emtia tarafında birçok yeni ürüne hızlı bir yönelim olduğunu gözlemliyorum. Bu ilginin önemli bir kısmı ne yazık ki yeterli araştırma yapılmadan, yalnızca fiyat hareketleri ve kulaktan dolma bilgilerle oluşuyor.
Bu nedenle bu yazıyı; “her gördüğümüz ürüne doğrudan atlamadan önce durup düşünmenin” ne kadar kritik olduğunu hatırlatmak amacıyla kaleme almak istedim. Her ürünün kendine özgü bir dinamiği, risk yapısı ve fiyatlama mantığı vardır. Bunlar anlaşılmadan yapılan işlemler, yatırım değil çoğu zaman kontrolsüz risk anlamına gelir.
Özellikle kaldıraçlı işlemler söz konusuysa, ürünün volatilitesini ve kaldıracın etkisini tam olarak bilmeden işlem yapmak ciddi kayıplara yol açabilir. Kaldıracın neyi büyüttüğünü bilmiyorsanız, o işlemi yapmamak en doğru tercihtir.
Aşağıda yer alan çalışma, bu farkındalığı artırmak ve emtia yatırımlarında FOMO ve FOBO etkisini daha net görebilmek için hazırlanmıştır.
FOMO ve FOBO Kıskacında Emtia Yatırımı
Finansal piyasalarda yatırım kararları yalnızca grafiklerle değil, zihin koridorlarındaki duygularla şekillenir. Belirsizlik dönemlerinde iki devasa gölge üzerimize düşer: FOMO ve FOBO.
FOMO (Fear of Missing Out): "Tren kalkıyor" yanılsamasıyla yatırımcıyı rasyonel analizden uzaklaştırıp, zirveden alım yapmaya zorlayan panik halidir.
FOBO (Fear of Better Options): En mükemmel seçeneği ararken fırsatları ıskalamak ya da karar felcine uğramaktır.
Bakır, Paladyum ve Platin: Neden Şimdi?
Bu üçlü, sadece birer emtia değil; küresel sanayinin sinir uçlarıdır. Yatırım yapmadan önce şu "Teknik Kontrol Listesi" mutlaka tamamlanmalıdır:
1-Ekosistemi Tanıyın: Bakırın inşaat/elektrik, Paladyum ve Platinin ise otomotiv ve hidrojen teknolojilerindeki rolünü biliyor musunuz?
2-Korelasyonun Gücü: Bu ürünler ABD Doları ($DXY$) ve küresel tahvil faizleriyle nasıl bir zıtlık içinde?İşlem Disiplini: Seçtiğiniz platformdaki makas (spread) oranları, olası kârınızı eritecek kadar yüksek mi?
3-Zaman Dilimi: Küresel piyasaların (LME, COMEX, NYMEX) açılış saatlerindeki volatiliteyi yönetebilecek misiniz?
Sonuç olarak; Piyasa, sabırsız olanın parasını sabırlı olana devrettiği devasa bir mekanizmadır.
FOMO sizi acele ettirir, FOBO ise durdurur. İhtiyacınız olan şey ise ne acele ne de durmaktır; ihtiyacınız olan, doğrulanmış bilgidir.
Not: Bu içerik bir yatırım tavsiyesi değildir. Yatırım kararları kişisel risk toleransına göre alınmalıdır.